Tarih

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun. Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün,

Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor? Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!   Osmanlı Devleti tarihinin ünlü Türk denizcilerinden ve Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk Kaptan-ı Deryası. Babası “Hızır” ismini verdi. O’na “dinin hayırlısı” anlamına gelen, Osmanlı Devleti’ne yaptığı hizmetlerden dolayı Kanuni Sultan Süleyman kendisine “Hayreddin” dedi. Avrupalılar ağabeyi Oruç Reis’in kızıla

Vatanım Sensin, benim gibi televizyon izlemeyen birisinin perşembe akşamlarını TV karşısında geçirmesini sağlayan yegane dizidir. Dönem kitaplarına ve filmlerine ayrı bir merakım olmuştur hep. Tabi dizi ya da filmlerin kurgu yanı ağır basıyor kitaplara nazaran. Vatanım Sensin‘i izlerken, dizideki karakterler ile gerçekte yaşamış kişileri bağdaştırdım, mesela Halit İkbal’in Halide Edip Adıvar’dan esinlendiğini

Türkler tarih boyunca hukuk sistemi ve adaletin, adil kararlar verebilmenin üzerinde durmuşlardır. İslamiyetten önceki Türk Devletlerinde Türkler, sosyal ve siyasal hayatı düzenleyen yazısız hukuk kurallarına ‘töre’ ismini verdiler. Töreye uymamak çok büyük suç sayılmış, hatta hükümdarlar dahi töreye uymakla mükellef kılınmıştı. Yine bu dönemde kurulan mahkemelerin başındaki görevliye ‘yargan,yargıcı’ gibi

Einstein, Tesla ve Philadelphia Deneyi Tarih 28 Ekim 1943,  Amerikan donanması, Philadelphia limanında bir deney yapıyor. Tabi bu deney hiç bir zaman gerçekliğini ispatlayamıyor bu da ayrı bir konu. Deney ile ilgili iddialar esrarengizliğini günümüze kadar koruyor. Gökkuşağı Projesi (Rainbow Project) adı altında yapılan deney sinemaya aktarılana kadar pek ciddiye alınmıyor ve gündemde de pek

Atatürk’ün manevi evlatlarından biri olan ve aynı zamanda dünyanın ilk kadın savaş pilotu ünvanıyla tarihe adını yazdıran Sabiha Gökçen, 1913 yılında Bursa’da doğdu. Atatürk’ün 1925 yılında Bursa’ya yaptığı bir ziyaret sırasında gördüğü Sabiha’yı manevi evlat edinerek, sonrasında soyadı kanunun da çıkışıyla ‘Gökçen’ soyadını verdi. Çankaya İlkokulu ve İstanbul Üsküdar Kız

Çanakkale, Yeşilin maviye dönüşürken, gökkuşağı misali her rengin hakim olduğu muhteşem doğası ile ülkemin güzel  coğrafyası … Çanakkale’nin hikayesi, ecdadın, 15 yaşındaki vatan evlatlarının, kınalı kuzuların devleştiği hikayedir. 3 KASIM 1914 – 18 MART 1915 tarihleri arasında Çanakkale Boğazı’nda cereyan eden bir seri deniz savaşlarıyla, GELİBOLU yarımadasında 25 NİSAN 1915-8/9 OCAK 1916

Tıp Bayramı Ülkemizde tıp alanında çalışanların sorunlarına dikkat  çekme , anma, kutlama  ve başarıların ödüllendirildiği gün olarak kutlanır. 2016 yılında Tıp Bilim Ödülünün sahibi; Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim Araştırma Hastanesinde çalışmış olduğum dönemde de Hastane Yöneticisi olarak görev yapan Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

99%

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, diğer adıyla ise Dünya Emekçi Kadınlar Günü, yüz yılı aşkın süredir dünyanın dört bir yanında büyük etkinliklerle gündeme gelmeye devam ediyor. Bugün nasıl ortaya çıktı? Kutlanması gereken bir gün müdür? Yoksa haksızlıklar karşısında protesto haklarını kullanan kadınlara ait bir gün mü olmalıdır? Bugünün kökleri aslında

Diriliş Ertuğrul dizisinin önemli karakteri olan Emir Sadeddin Köpek’in gerçekte yaşadığı hayat merak edilen konular arasında son dönemde. Tarihte nasıl bir insandı, Aslıhan Hatun ile evlendi mi, hain miydi, nasıl öldü bunların hepsini dilimiz döndüğünce sizlere aktaracağız. Asıl adı Köpek Bin Muhammed’dir ,Sadeddin ise lakabı.  Maliki mezhebinde Köpek manevi olarak  temiz olduğundan ayrıcalıklı

Diyarbakır’da bir ayı aşkın süre boyunca 32 ayrı kaçakçılık operasyonu gerçekleştiren Kaçakçılık Şubesi, bir çok tarihi eseri başka ülkelere gönderilmek üzereyken yakaladı. Bu eserlerden en ilginç ve en önemli olanı, Sümerler’e ait olan, çiviyazısıyla yazılmış reçete. Tıp çevrelerince en eski medikal kitap olarak değerlendirilen reçetenin tarihin en eski reçetesi olduğu

995-1063 yılları arasında yaşamış Büyük Selçuklu Devleti’nin kurucusu Tuğrul Bey’in  İran’daki anıt mezarı “Tuğrul Kulesi”, görkemi  ve mimari özelliğinin farklılığı ile dikkatleri çekiyor. 10 asır önce   Tahran’a bağlı Rey şehrinde inşa edilen kümbette Selçuklu Devleti’nin kurucusu ve ilk sultanı olan  Tuğrul Bey’in türbesi bulunuyor. İranlı Kasım Kamberi (Tuğrul Kulesi’nin türbedarı) , çağlara meydan

Elazığ’da ağaçlandırma çalışmaları yapılırken 2 bin 700 yıllık rölyef bulundu. Kentin tarihi Harput Mahallesi Nevruz Ormanı ağaçlandırma çalışmalarında, fidan dikimi için çukur kazan İshak Yurter’in kullandığı kepçe bir kaya parçasına takıldı. Çalışmayı durduran Yurter ve arkadaşları rölyefi  elleriyle kazarak çıkardılar. Taş kabartmayla karşılaşan işçiler, Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi Müdürlüğü yetkililerine ve jandarmaya durumu bildirdi.Olay

1506 yılının 20 Mayıs günü, Atlas Okyanusu’nu aşan dört sefer yapan kırmızı saçlı adam Kristof Kolomb hayata gözlerini yumdu. Üzerinden 510 sene geçmesine rağmen bu Cenovalı kaşif ve denizci dünya var oldukça anılacak. Özellikle İspanyollar tarafından. Çünkü deniz seferleri sırasında bulduğu Hispanyola Adası’nda, İspanyol Kolonizasyonu oluşumu için çeşitli yerleşimler kurdu.

Türk Sinemasının “Taçsız Kral”ı Ayhan Işık, 1929 senesinin 5 Mayıs’ında doğdu. Kendini, altı çocuklu Selanik göçmeni Işıyan ailesinin “Tekne Kazıntısı” olarak tabir etmiş Ayhan Işık, İzmir’de Konak ilçesinde dünyaya geldi. 1970’lerin ikinci yarısından sonra yazmaya başladığı ve vefatından sonra tefrika halinde yayımlanan “Hayatım” adlı hatıralarında anlattığı kadarıyla Işık, babasını altı

Gaziantep Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğü, Şardağı’nda bulunan ve ‘Dede’ ismiyle adlandırılan Tümülüs tarzı mezarın sit alanı ilan edilerek arkeolojik kültür varlığı olarak tescillenmesi için çalışma başlattı. Dede Tümülüsünde inceleme yapan Gaziantep Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğü Uzmanı arkeolog Ahmet Beyazlar, anıt mezar olduğu değerlendirilen alanın milattan önce

1910 yılında yapımı tamamlanan Edremit Pazarlık Camii, Vakıflar Balıkesir Bölge Müdürlüğü tarafından restore ediliyor. Restorasyon sırasında şadırvan kısmında dışarıdan getirildiği tahmin edilen ve lahit olduğu iddia edilen bir yapı bulundu. Yıllarca caminin şadırvanı ve musalla taşı olarak kullanılan lahitle ilgili Vakıflar Bölge Müdürlüğü restorasyon başlattı. Daha önceki tadilatta dışı sıva ile

Moğolistan’da Altay Dağları’nda 6. yüzyılda yaşamış Türk kadına ait olduğu düşünülen bir mumya bulundu. Mezarı bölgedeki çobanlar bularak Kvod Şehir Müzesindeki arkeologlara haber vermiş. Mumyanın Orta Asya’da bütün halde bulunan ilk Türk mumyası olduğu belirtiliyor. Khovd Müzesi’nden araştırmacı B. Sukhbaatar “Üst sınıftan bir kişi değil ve muhtemelen bir kadın cesedi. Çünkü mezarında yay

Antakya’da 2012 yılında teleferik projesi yapımı sırasında tarihi kalıntılara rastlanmış ve bölgede kurtarma çalışmalarına başlanmıştı. Çalışmalarda yeni kalıntılara da rastlandı. Kazı alanının Roma döneminde Antiocheia olarak adlandırılan antik kentin bir mahallesinde bulunduğunu ifade eden Hatay Arkeoloji Müzesi Arkeoloğu Demet Kara, bölgenin Orta Çağ’dan Roma Helenistik döneme kadar inen bir katmana sahip olduğunu söyledi. Antiocheia mozaikleri dünya tarihinde

İzmit Çukurbağ Mahallesi’nde bulunan bir arsada yapılan kazıda yaklaşık 2 bin yıllık olduğu tahmin edilen başı bulunmayan kadın heykeli bulundu. Heykelin bir tanrıçayı tasvir ettiği düşünülüyor,  incelemeler devam ediyor. Daha önce aynı mahallede Herkül heykeli başta olmak üzere birçok tarihi eser bulunmuştu. Eskiden otopark olan yerde yapılan kazı çalışmasında yaklaşık 5 metre derinlikte

Coğrafya Temelinde Dünyâda ve Türklerde Kadının Konumu – 10   (Sonuç ve Kaynakça) SONUÇ             Makâlenin bütününe bakıldığında kadınların toplumsal konumlarının belirlenmesinde coğrâfî yerleşimin, yerleşim şeklinin ve doğurulan çocuk sayısının etkisi ortaya konulmuştur. Bir konu tartışılırken, çok sayıda etken üzerinden hareket edilmesi gerektiğini düşündüğümüzde, kadınların konumlarının sebeblerini dîn ya da

Erzurum Atatürk Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bilim, Müze, Doğa Tarih ve Eğitim Merkezi tarafından içinde bilim, müze, doğa, tarih ve eğitim merkezi ile tarih duvarı bulunacak yeni bir tesis ile ilgili proje başlatıldığı belirtildi. Bu projenin özel bir çalışma olacağını belirten yetkililer, “Tarih Duvarı Müzesi” olarak isimlendirilen projede, 111 bin 111

Türkiye’de ilk kez bir devlet üniversitesi bünyesinde Bizans Uygarlığı ile ilgili araştırmalarda bulunmak için bir merkez kuruldu. Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi ve Bizans tarihi uzmanı Prof. Dr. Nevra Necipoğlu’nun müdürlüğünü üstlendiği Boğaziçi Üniversitesi Bizans Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, bu konudaki çalışmaları akademik çerçeveden yürütecek. Türkiye’deki üniversiteler arasında bu anlamda

Coğrafya Temelinde Dünyâda ve Türklerde Kadının Konumu – 9   3. Şehirli Türkler Şehirleşmenin kadınların konumu üzerindeki etkisini daha önce göstermiştik. Burada Türk kadını üzerindeki etkisinden söz edeceğiz. Türklerde de, diğer toplumlar gibi şehirleşme, berâberinde kadın haklarının gerilemesini de getirmiştir. Ancak bu, diğer toplumlar gibi olmamıştır. Oldukça uzun bir sürede

Coğrafya Temelinde Dünyâda ve Türklerde Kadının Konumu – 8 2. Köylü Türkler Yerleşik köylü toplumları anlatırken, köylülüğün etkilerinden söz etmiştik. Köylülük, şehirli olmaktan farklı olsa da, yerleşik bir toplum yapısının getirdiği özelliklere sâhib. Bunun başında da daha önce söylediğimiz gibi mülkiyet konusu geliyor. Köylerde mülkiyet, şehirlerdeki gibi yaygın ve çok

Coğrafya Temelinde Dünyâda ve Türklerde Kadının Konumu – 7 TÜRKLERDE KADINLARIN DURUMU Makâlenin birinci kısmında dünyânın çeşitli bölgelerinde coğrafî yapılara göre kadınların konumunu inceledik. İkinci bölümde ise özel olarak Türklerde kadının konumunu inceleyeceğiz. Bunu yaparken de, yine coğrafyaya dayanan yerleşim tarzı üzerinden hareket edeceğiz ve göçebe yaşayan Türkler ile yerleşik

Coğrafya Temelinde Dünyâda ve Türklerde Kadının Konumu – 6 6. Yerleşik Şehirli Toplumlar İnsanoğlunun köyler kurup, tarıma başlamasından sonra hızla nüfûsu çoğaldı. Çoğalan nüfûs berâberinde bir yönetim sistemini de getirdi. Zîrâ üretici olan köylüler, ihtiyaçlarından fazla üretmeye başladılar. Bu, doğal olarak çevrede bulunan ve henüz avcı-toplayıcı yaşamı terk etmemiş olan

Coğrafya Temelinde Dünyâda ve Türklerde Kadının Konumu – 5 5. Yerleşik Köylü Toplumlar İnsanoğlunun, yaklaşık 13 000 yıl evvel, MÖ 11 000 dolaylarında[1], bugünkü Ortadoğu’da, Fırat ve Dicle havzâsında[2] ilk olarak tarıma başlamasıyla berâber inanılmaz bir ilerleme sürecine girildi. Artık insanoğlu, gıda için avcılık ve toplayıcılık ile elde edilen az