Nasrettin Hoca Akşehir’de Anıldı

Nasrettin Hoca’nın ölümünün 733’üncü yıl dönümü nedeniyle Konya ilinin Akşehir ilçesinde anma programı düzenlendi. Akşehir belediyesi tarafından düzenlenen anma programı Nasrettin Hoca Meydanı’nda başladı. Programa “Sabahın Seherinde Nasrettin Hoca’dan Esintiler” adı verildi. Programın içeriğinde ilk olarak meydandaki mescitte Kuran’ı Kerim okunup dua edilerek sabah namazı kılındı. Daha sonra Nasrettin Hoca Türbesi ziyaret edilerek mezarı başında dua okunduktan sonra meydana geçildi. Belediye tarafından Akşehir ilçesi sakinlerine çorba ikram edildi. 26 Ekim’de sona erecek olan programda Nasrettin Hoca fıkraları canlandırma yarışmaları yer alacağı gibi Konya ve Akşehir’de Nasrettin Hoca’nın hayatıyla ilgili konferanslar düzenlenecek.


Türk edebiyatının ve geleneğinin en önemli ustalarından olan Nasrettin Hoca 1208 yılında Sivrihisar’ın Hortu köyünde dünyaya gelmiştir. İlk eğitimini köy imamı olan babasından almış olan Nasrettin Hoca ailesiyle birlikte Sivrihisar’a taşınır ve Sivrihisar medresesinde eğitimine devam eder. Burada Farsça ve İslam hukuku eğitimini alır. Babası vefat ettikten sonra köyünde bir süre imamlık yapar ve Sivrihisar ve Konya medreselerinde okur. Daha sonra Akşehir’e yerleşir. 1284 yılında Akşehir’de vefat eder. Akşehir kalesinin güneydoğusunda bulunan mezarlıkta adına yapılan bir türbe vardır. 1905 yılında yeniden onarılan türbede Nasrettin Hoca’ya ait bir yazıtta ölüm tarihi tersi olarak 386 biçiminde yazılır.

Anadolu tarihinin en karmaşık dönemlerinden biri olan Anadolu Selçukluları döneminde yaşayan Nasrettin Hoca bu ortamda ve daha sonrasında sıkıntı içinde yaşayan halkın mizah anlayışının simgesi olmuştur. Günümüze kadar ulaşan sayısı bir hayli çok olan fıkraların bir çoğu aslında anonim halk edebiyatıdır. Bu fıkralardan anlaşıldığı gibi halkın Nasrettin Hoca tiplemesini sürekli işlediği görülür. Nasrettin Hoca fıkralarının eski yazımlarıyla günümüzde yayınlanan kitapları karşılaştırıldığında zamanla bir çok fıkranın üretildiği görülmektedir. Nasreddin Hoca’ya ait olan fıkraların 300 kadar olduğu sanılmaktadır. 1837 yılından bu yana zaman zaman basılı kitaplarda derlenen bu fıkralar 1857 yılından sonra Avrupa dillerine de çevrildi. Nasreddin Hoca, Türk halk düşüncesinin yetiştirdiği büyük bir bilgedir. İnce bir zekâ kıvraklığının, mizah gücünün yer aldığı, güldürürken düşündüren fıkralarında toplumsal karşıtlıklar, olumsuzluklar büyük bir ustalıkla sergilenir.

Önceki Yazı

Bir Cinayet Lazım Bana

Sonraki Yazı

"Ayla" Filmi Ödülle Döndü

Yorum Yok

Yorum Yazın