İbn-i Sina Haftası (17 – 25 Ağustos)

İbn-i Sina; tıp adamı, yazar, filozof ve bilim adamı

Buhara yakınlarındaki Afşana köyünde (Özbekistan) Hicrî 370 (M.S 980) yılında dünyaya gelmiş ve Hamedan şehrinde (İran) 427 Hicrî (Miladî 1037) tarihinde vefat etmiştir. Tıp ve felsefe alanına ağırlık vermekle beraber değişik dallarda 200 kitap yazmıştır. Batılılarca, Orta Çağ Modern Biliminin kurucusu ve hekimlerin önderi olarak bilinir ve “Büyük Üstad (Avicenna)” ismi ile tanınır. Tıp alanında, yedi asır boyunca temel kaynak eser olarak süregelen El-Kanun fi’t-Tıb (Tıbbın Kanunu) adlı kitabı ile ünlenmiş ve bu kitap, Avrupa üniversitelerinde 17. asrın ortalarına kadar tıp biliminde temel eser olarak okutulmuştur. M. Forest’in tespitine göre, Ortaçağ Avrupası’ nın en büyük filozofu Thomas Aquinas‘nın eserlerinin tümünde, İbn-i Sina’dan tam 251 nakil vardır. Mevlana’nın da “Mesnevî” adlı eserinde, aşkın teşhis ve tedavisiyle ilgili bölümlerde İbn-i Sina’nın “Şifa” adlı kitabından alıntılar yaptığı söylenir. Yanı sıra, Aristotelesçi felsefe anlayışını, İslam düşüncesine göre yorumlayarak yaymaya çalışmış, görgücü-usçu bir yöntemin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Fars veya Türk bilim adamıdır.

 

Öğrencilerine seslendiği bir derste şöyle demiştir: “İnsan aklı ilk basamakta hiçbir şey bilmeyen, ama her şeyin öğretilebileceği bir çocuğun aklına benzer. İkinci basamakta çocuk öğrenmeye başlar. Önce eline kalem alır, harfleri tanır, nesneleri saymayı öğrenir. Duygularını açıklamak için kendisine gereken sözcüklerin nasıl oluşturulacağını ancak üçüncü basamakta öğrenebilir, soyut kavramları anlayabilir ve kavram olarak adlandırılan düşünce biçimine sahip olur. Siz sevgili arkadaşlar, henüz ikinci basamaktasınız, ama üçüncü basamağa geçmek için gerekenlerin hepsine sahipsiniz. Kiminizin daha çabuk, kiminizin daha yavaş ilerlediğine aldırmayın. Çocuklar için de durum aynıdır. Çocuklar yürümeye farklı çağlarda başladıkları halde, sonradan birbirlerine yetişirler ve öyle eşitlenirler ki, onlara bakarak hiç kimse hangisinin sekiz aylıkken, hangisinin bir yaşındayken veya bir yaşında ve üç aylıkken yürümeye başladığını söyleyemeyecektir. İşte siz de öylesiniz. Bir zaman geçtikten sonra kendi gelişiminiz içerisinde hepiniz üçüncü basamağa ulaşacaksınız. İçinizden en iyisine yetişin, öğretmeninizi de yakalayın. Yapmanız gereken şey, bir çocuğun yazarken alıştırma yapması gibi beyninizi çalıştırmak ve ona alıştırma yaptırmaktır. O zaman beyninizde bulunan bütün yetenekler aynı şekilde gelişecektir.”

(Kaynak: Doğu’nun Bilim Güneşi İbni Sina, Vera Aleksyevna Smirnova, Etkin Yayınevi, Haziran 2009, s.95.)

 

Ayrıca şu dizelerin ona ait olduğu rivayet edilmektedir:

“Şarap gerçekten ruhun gıdasıdır

Onun rengi ve kokusu gülün rengini ve rayihasını bastırır

Tat bakımından baba öğüdü gibidir; acı fakat yararlıdır

Şarap içmek cahile göre batıl, bilgin yanında haktır

Aklın fetvası ile âlime helal olmuştur

Şeriat hükümlerinde ahmak olanlar için haram sayılmıştır

Cahili şeytana, bilgeyi Tanrı’ya yöneltir.”

Önceki Yazı

Komşu Kızı Şeyma

Sonraki Yazı

Hititlere Ait Maden Atölyesinde Yeni Kalıntılar

Yorum Yok

Yorum Yazın