Düztaban

Düşlerine tutunan şair umut bekçisi
Yürü düztaban yürü fallar sana yakışır
Ellerine kına yak öldü şiir işçisi
Yürü düztaban yürü allar sana yakışır

Kıymetten bilmiyormuş söküğünü diktiğin
Taşıma suyla tutmaz fırtınadan söktüğün
Poleni sen olmayan elden biriktirdiğin
Yürü düztaban yürü ballar sana yakışır

Sırtını çiğnettiğin ayın kafadan kaçmış
Sözün sazanı yutmuş, ördeğin gölden uçmuş
Öküzünün boynuzu metreyi çoktan geçmiş
Yürü düztaban yürü Filler sana yakışır

Sanma ki dile gelmez girip çıktığın delik
Kırdığın kırkı geçti bunun neresidir ilk
Gözü toprağa bakan atmış yetmiş seksenlik
Yürü düztaban yürü dullar sana yakışır

Kökün bozuk anladık, kahpe lakabın olsun
Yokuşlar senlik değil düz yol etabın olsun
Kitapsız demesinler bir de kitabın olsun
Yürü düztaban yürü ziller sana yakışır

Senle başlayıp biter gayri meşru türlü iş
Hiç geride kalmazsın dilin var iki karış
Gâvurun parasıyla etmezsin bir tek kuruş
Yürü düztaban yürü pullar sana yakışır

Her sakalı tarayıp bin türlü telden çalan
Akrep keçeme Çigan aynı kuyuda yılan
Egonu şişirecek yalakası bol olan
Yürü düztaban yürü yollar sana yakışır

Uçurum çiçekleri rüzgâra yamaç biter
Sözlerim ıslah etmez, yeter kalemim yeter
Yuvarlanmış gidiyor gayri onu kim tutar
Yürü düztaban yürü eller sana yakışır….

Sibel Kılıç

Önceki Yazı

Hindistan Notları: Ganj Nehri İle Vishnu

Sonraki Yazı

Nazım Hikmet ve Cezaevinden Mektuplar

Yorum Yok

Yorum Yazın