Dilek Taşı- Jude Deveraux

Kendimi evime gitmiş gibi hissettiren bir kitabın daha sonuna geldim.  Tamam evime derken abartmış olabilirim kasabama gitmiş gibi diyeyim zira henüz evim diyebileceğim yapıya karar vermedim bu kasabada. Tabi ki Jude Deveraux‘un Edilean kasabası, bu kitapta da okuyan herkesi kendisini huzurlu bir ortamda gibi hissettirmeye devam ediyor. Hem de bu sefer biraz  mistik güçlerden yardım alıyor. Bir ara ben de bir dilekte bulunsam kabul olur mu diye aklımdan geçirmedim değil.  🙂

4. kitap olan Yasemin Kokusu için  kitap eleştirisi yapmayı atlamışım, üzerinden belli bir zaman geçtiğinde aynı duygularla kitap eleştirisi yapamıyorum. Fakat çok eğlenerek okuduğum bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Yine bir dönem kitabıydı, eski zamanda geçiyordu 4. kitap. Hatırlarsanız ilk iki kitabın sırasını değiştirerek okumuştum bu seriyi. Çok kopukluk yaratmamış aksine olaylar ve mekanlar kafamda daha da güzelce yerlerine oturmuştu. Kitap araları fazla olunca ilerleyen zamanda insan kişileri, mekanları hatırlamakta zorluk çekebiliyor. Fakat kitap güzel yazılmışsa çoğu şey akılda kalıyor.

Günümüzde okuduğumuz çoğu kitap maalesef akılda kalır gibi değil. Kitabın kapağını kapattığınızda çoğu kitap karakterini dahi hatırlamadığımız olabiliyor. Özellikle son dönemde yazılan kitaplar hep birbirinin benzeri. Konular karakterler hep birbirinden özenti alınıp yazılmış.  Okumaya başladığınızda bunu bilemiyorsunuz tabi ve yarım da bırakamıyorsunuz çoğu kitabı. Çok okuyan biriyseniz yani okumak alışkanlığınızsa sürekli ağır kitaplar da okuyamıyorsunuz, arada böyle sabun köpüğü gibi ama akılda kalır, eğlenceli kitaplar okumak  keyif veriyor. Sizlere  anlatacağım kitapların da beğenebileceğiniz hafif kitaplar olmasına özen gösteriyorum.

Yayınevi umarım ki yazarın başka kitaplarını da dilimize çevirerek bizlere kazandırır.  Bir okuyucu olarak sadece bir seriyi beklemek yerine, yazarın başka başka kitaplarını da okumak isterim. Zaten yapmış olduğum kitap eleştirilerinin tarihlerine bakıldığında kitapların arasındaki sürenin uzunluğu dikkat çekiyor. Senede bir kitap bir yazar için bence az hele ki böyle güzel yazıyorsa. Umarım bu eleştirim göz önünde bulundurulur yayınevi yetkilileri tarafından. Sadece bu seri için değil beğendiğim diğer serileri de göz önünde bulundurarak yapıyorum sitemimi 🙂

Öncelikle seriyi bir toparlayalım, yayınlanmış olan kitapların sıralamasını yapalım:

  1.  kitap : Lavanta Kokulu Sabahlar
  2.  kitap : İhtiras Çağı
  3.  kitap : Kadife Geceler
  4.  kitap : Yasemin Kokusu
  5.  kitap : Dilek Taşı

Jude Deveraux’un şu ana kadar ülkemizde dilimize çevrilerek yayınlanan kitapları yukarıdaki kitaplardır. Öncelikle yazarın üslubuna dikkat çekmek istiyorum,  yazarın 5 kitabını okuduğum için rahatlıkla diyebilirim ki gözünüz kapalı kitaplarını alıp okuyabilirsiniz. Zamanınızı keyifle geçirmek istiyorsanız kesinlikle doğru yazar ismidir Jude Deveraux. Sıkıcı betimlemeler yok,  gereksiz uzatmalar yok kitapta. Her kitapta mutlaka bir gizem ve macera yaşatır size ki bu kitapta da aynı şekilde yine bir gizem ve macera mevcut.

Dilek Taşı‘nda Frazier ailesini yakından tanıyoruz. Annemiz Alea Frazier aile geçmişlerini araştırmak için bir tarihçiye  ihtiyaç duyar. Doktora öğrencisi Gemma Ranford ve aynı okuldan 2 kişiyi daha tanışmak ve doğru seçimi yapmak için kasabaya davet eder. Aile geçmişleri ile ilgili bilgilerin yer aldığı bir döküman arşivi mevcuttur. Alea Fraizer bu dökümanları İngiltere’deki bir açık arttırmadan almıştır. Yapılması gereken evrakların ayrılıp incelenerek aile geçmişleri hakkında bilgi edinilmesidir. Kitabımızın giriş bölümü böyle başlar ama olaylar hiç de göründüğü gibi değildir. Alea Frazier her şeyi planlamıştır.

Kitabımızın erkek kahramanı da kasabanın şerifi ve Fraizer ailesinin en büyük oğlu olan Colin’dir. Colin ve Gemma kasabada bir efsane olarak anlatılan ve kitabın ismini aldığı dilek taşı hakkında birlikte çalışmaya başlarlar. Bir rivayete göre büyülü bir taş, bir cadı tarafından ödül olarak  Fraizer ailesinin büyük büyük büyük atalarına verilmiş. Fraizer’lardan kim bu taşın yanında dilek tutarsa o dilek kabul olurmuş. Bu dilek olayı Fraiser olacak kadınlar için de geçerliymiş. Dilek taşı ile ilgili araştırmalar yapılırken, bir yandan da aile geçmişini araştırırlar, bu esnada kasabada hırsızlık olayları başlar. Sessiz sakin kasabamızda bir hareketlilik başlar. Hırsızlık olayları ile bu taşın arasında bir bağlantı olduğu düşünülür.

Kitapta önceki kitaplardan tanıdığımız ve özlediğimiz isimleri bulacaksınız. Kasaba halkı yine her şeyin hakkını verecekler emin olabilirsiniz 😀 Yazarımızın mizahi kalemini kitabın son sayfasını kapatana kadar hissedeceksiniz. Yine sırlar açığa kavuşacak her zaman olduğu gibi. Hayatın monotonluğundan sıyrılıp keyifli saatler geçireceğiniz bir kitap sizleri bekliyor olacak. İşin mistik yönü de dilekleri gerçekleştiren bir dilek taşının olması. Arada siz de dilek hakkınızı kullanabilirsiniz , kimbilir, belli mi olur belki kabul olur 😉

Keyifli okumalar.

Aşağıdaki linkten ilk iki kitap olan Lavanta Kokulu Sabahlar ve İhtiras çağı ile ilgili yorumlara ulaşabilirsiniz.

https://www.kayipmurekkep.com/jude-deveraux-edilean-serisi/

Serinin 3. kitabı olan Kadife Geceler ile ilgili yorumum aşağıdaki linktedir.

Kadife Geceler – Jude Deveraux

Kitap arka kapak yazısı :

Bazen dileklerin gerçekleşmesi için biraz sihre ihtiyaç vardır… Doktora öğrencisi Gemma Ranford, Frazier ailesinin tarihi belgelerini kataloglama işini o kadar çok ister ki bunun için diğer adaylarla savaşmaya bile hazırdır. Tarihe tutkun Gemma, çaresizce tezini bitirmeye çalışıyordur ve belgelerin, araştırmalarına yardımcı olacak yeni bilgiler içerdiğini ummaktadır. Bulmayı hiç beklemediği şeyse çoğu insanın efsane olduğuna inandığı ve Frazier soyadına sahip herkesin dileklerini yerine getirdiği söylenen Dilek Taşı’dır.

Genç kadın Virginia’daki küçük kasabada aileyle daha çok vakit geçirdikçe, Frazier’ların en içten dileklerinin gerçekleştiğini fark eder. Bir de Frazier’ların en büyük oğlu Colin’e umutsuzca âşık olduğunu… Uluslararası üne sahip bir hırsız da ava katılınca, bir asırdan uzun süredir kayıp olan Taş’ı bulabilmek için birlikte çalışmak zorunda kalan Gemma ile Colin’in zamanı daralır. Çünkü Taş yanlış ellere geçerse Frazier ailesinden kimse güvende olmayacaktır… “Deveraux’nun altın dokunuşu hikâyeye paha biçilemez ölçüde değer katmış.” -Publishers Weekly- Kasabada şahit olduklarından, bu adamı, ailesini tanıdıktan ve şimdi de evini gördükten sonra içinde özlem duygusu uyandı. Babası öldüğünden beri kendini hiçbir yere ait hissedememişti. Bir yere ve birine ait olmak, Gemma’nın en derin arzusuydu. Birbirlerini çok iyi tanıyorlar, diye düşündü Gemma. Birbirlerini o kadar iyi tanıyorlardı ki rahatça konudan konuya geçebiliyorlardı. İşte bu, diye geçirdi aklından. Ben de böyle bir şey istiyorum. Herkesi tanıdığım, herkesin birbirini önemsediği böyle bir samimiyetin parçası olmak istiyorum.

Sayfa Sayısı: 368

Ebat: 16×23

İlk Baskı Yılı: 2017

Orjinal Adı: Heartwishes

Editör : Çiçek Eriş
Sayfa Tasarımı : Ezgi Gültekin
Kapak Uygulama : Pınar Yıldız
Çeviren : Melda Dinçel

 

Önceki Yazı

Anneler Günü

Sonraki Yazı

Baharım

Yorum Yok

Yorum Yazın