Kayip Murekkep

Kayip Murekkep

Bir cinayet lazımdı bana dikkatimi dağıtmam için,İşledim! Bir kahvenin kırk yıl hatırını unutan insanlar öldürdüm hafızamda. Niye mi? Siz hiç dans eden böceklere inanmak zorunda kaldınız mı? Ben kaldım; çünkü böyleydi bu illet Onun hücrelerinde dolaşan ölümün içinde dans eden böceklerde vardı, bomboş bir odanın ortasında halay çeken insanlarda… Böyle

Geçen yıl “Amerikan şarkı kültüründe yeni bir şiirsel anlatım yarattığı için” Bob Dylan’ın aldığı Nobel Edebiyat Ödülü’nü, bu yıl İsveç’teki Nobel Komitesi Japon kökenli İngiliz yazar Kazuo Ishiguro‘ya verdi. Yazar ve senarist olan Ishiguro’nun 2005’te yazdığı Never Let Me Go (Beni Asla Bırakma) Time dergisi tarafından, İngilizce yazılmış en iyi

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın daveti üzerine Secret Superstar filminin tanıtımı için, Bollywood’un dünyaca ünlü starı Aamir Khan Türkiye’ye geldi. Türk Hava Yolları’na ait uçakla Mumbai’den gelen Aamir Khan’ı Türkiye’de coşkulu bir hayran kitlesi karşıladı. Oynadığı filmlerle milyonlarca hayranı olan sanatçı Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın daveti üzerine yeni filminin tanıtımı için

“Kimi toprağa gömülür, kimi yüreğe…” Unutulmaz sözleriyle yüreğimizde iz bırakan Tuncel Kurtiz’i aramızdan ayrılışının 4. yılında sevgi ve özlem ile anıyoruz. – “Bir gün ölürsem eğer, Yılmaz Güney’ i göresim gelmiştir.” – “Sevdiğini korumak için savaşman yetmezse eğer; en karanlık çare onun sevgisini öldürmektir. Sevdiğini kurtarmak için en kötü ihtimal, en

tuncel kurtiz

1 Şubat 1936 yılında İzmit’in Bahçecik nahiyesinde dünyaya gelen Tuncel Kurtiz’in babası Selanik doğumlu Türk bürokrat Hamdi Valâ Kurtiz, annesi Boşnak olan Müfide Kurtiz’dir. Sezgin ve Rengin adında iki kardeşi olan Kurtiz babasının görevi gereği ilkokulu sekiz farklı şehirde bitirdi. Orta okulu Edremit’te okuduktan sonra yine farklı şehirlerde devam ettiği

Beyoğlu Sahaf Festivali

Beyoğlu’nun kültürel ve sanatsal yapısına kitabın kokusunu ve renklerini katan Beyoğlu Sahaf Festivali 25 Eylül itibari ile 11. kez İstanbullular ile buluştu. İstanbul ve Türkiye’nin diğer illerinden 76 sahafın katılımıyla Taksim Meyda’nda etkinlik alanında kurulan festival, yüzlerce asırlık kitabın yanı sıra, tarihe tanıklık eden dergiler ile 25 Eylül – 02

2013 yılından bu yana Beyoğlu’nda çeşitli tiyatro, performans ve dans gösterilerine ev sahipliği yapan Sahne Pulchérie, Ekim ayında perdelerini yeniden açıyor. Arzu Bigat Baril’in sanat yönetmenliğinde 2013 yılında açılan Sahne Pulchérie  Beyoğlu’nda açılmıştı. İstanbul’un göbeğinde, 160 kişilik modern salonunda özenle seçilen tiyatro oyunlarını hafta sonları seyircilerle buluşturuyor.Tiyatro, çağdaş dans, performans,

24. adana film festivali

24. Kez kapılarını açan, Uluslar Arası Adana Film Festivali 25 Eylül 2017’de başlıyor Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “24. Uluslararası Adana Film Festivali”, bu yıl 25 Eylül – 1 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek. 2016 yılı itibariyle ismi Uluslar Arası Adana Film Festivali olarak değiştirilen festival Çukurova’nın ürünü pamuğu simgeleyen ‘Altın

2005 yılında yayınlanan ve 300’ün üzerinde baskı yaparak en çok okunan romanlardan biri olan “Şu Çılgın Türkler “adlı romanın yazarı Turgut Özakman 1 Eylül 1930 tarihin’de Ankara’da dünyaya geldi. 1952 yılında Ankara Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Özakman bir süre avukatlık yaptı. Köln Üniversitesi Tiyatro Bilimi enstitüsü’nde tiyatro eğitimi almasının ardından

Hücrelerin hasar gören DNA’ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini nasıl koruduğunu haritalandıran araştırmaları sayesinde 2015 Nobel Kimya Ödülü’nü kazanan Türk akademisyen, biyokimyager ve moleküler biyolog Aziz Sancar’ın yaşam öyküsü, çizgi roman oldu. Can Baytak’ın çizdiği “ Aziz Sancar” adlı kitap, Kara Karga Junior tarafından yayımlandı. “Dünyaya Yön Verenler ”serisinden çıkan

Olimpos Gökyüzü ve Bilim Festivali Başlıyor Ülkemizde düzenlenecek olacan Olimpos Gökyüzü ve Bilim Festivali’nin ikincisi, astronomi ve bilim meraklıları bir araya getirecek. 18-19-20 Ağustos’ta gerçekleştirilecek etkinlik, Astrofizik uzmanlarıyla uzay hakkında konuşulurken, ‘Astrofotoğrafçılık’ eğitimi sayesinde teleskopla gökyüzü üzerine incelemeler yapılacak. Festival havasında gerçekleştirilecek organizyasyon alanında ülkemizde yapılacak en büyük etkinlik olacak.

Tırnaklarımla kazıp içime gömdüğüm mezarda saklı mazi. O ağacın gölgesi, duru denizin mavisi, ufukta seyrettiğimiz gemi. Çok bacalı, kırmızı ve beyaz Ara sıra limanına yanaşır deli bir yel gibi Hatırlar olurum Dumana sarılır, küllerle savrulurum. Elem kenetlenir bedenime, göğüsümde dipsiz vaveyla Mecnun gibi dolanır, aranırım ‘ Neredesin Leyla?’ Ve hepsi

Genco Erkal, Nazım Hikmet’in Yaşama Dair oyunuyla ayakta alkışlandı. Nazım Hikmet’in sürgün yıllarını, vatan hasretini ve Piraye Hanım’a olan tutkusunu anlatan Genco Erkal’ın gösterisi “Yaşama Dair” büyük beğeni aldı. Nazım Hikmet‘in sürgün yıllarını ve vatan hasretini şarkılar eşliğinde anlatan oyun Avcılar Belediyesi Barış Manço Kültür Merkezi Yıldız Kenter Sahnesi’nde 23Mayıs’ta oynandı. Tülay Günal’ın

Düşlerine tutunan şair umut bekçisi Yürü düztaban yürü fallar sana yakışır Ellerine kına yak öldü şiir işçisi Yürü düztaban yürü allar sana yakışır Kıymetten bilmiyormuş söküğünü diktiğin Taşıma suyla tutmaz fırtınadan söktüğün Poleni sen olmayan elden biriktirdiğin Yürü düztaban yürü ballar sana yakışır Sırtını çiğnettiğin ayın kafadan kaçmış Sözün sazanı

Necip Fazıl Kısakürek, 26 Mayıs 1904 yılında İstanbul’da doğmuş Türk şair, yazar ve düşünürdür. Tam adı Ahmet Necip Fazıl Kısakürek’tir. Maraş kökenli bir aileden gelen Necip Fazıl Kısakürek’in babası  Bursa’da âzâ mülazımlığı, Gebze savcılığı ve Kadıköy hakimliği görevlerinde bulunan hukukçu Abdülbaki Fazıl Bey, annesi ise Girit ensarlarından bir ailenin kızı  Mediha Hanım’dır.  Çocukluk  dönemi o

Üstümden geçiyor bakir yağmurlar Dalgalar çarpıyor duvarlarıma Dalgalar seriyor mahcup duygularımı ayaklarına Çiçekler açıyor bulutlarımda İlkbaharı olan çiçekler Haber getiriyorlar senden Cenneti taşıyor melekler Umut kuşlarım konuyor dallarıma Yalnızlığımı terk ediyorum Sevmeyen ne bilir sevgiyi sevgilim Düşlerimi ele veriyor aynalar Ellerinden öpüyorum sessizce Yalnızlıktan ölüyorken ben Bugün günlerden yine sen

100%

Dünya çapında Rock’n Roll’un kralı ya da kısaca kral olarak tanınan efsanevi Amerikalı müzisyen, şarkıcı ve aktör Elvis Presley’in içini kendi dizayn ettiği ve 30 yıl kullandığı uçak, New Mexico’da açık artırmaya çıkarıldı. Son sahibi açıklanmayan jet, 35 yıldır New Mexico’nun Roswell kentinde bir asfalt pist üzerinde bulunuyordu. Elvis’in, kırmızı

100%

Bir misafir gibi ağırlandım hayatında Gelişime eksik bir gülümseme, kalışıma hatrı sayılmayan bir köşe Demini düne bırakmış acımsı hayaller Ve araya sıkıştırılmış tatlı birkaç söz Avuç dolusu umutlarla gelmiştim sana oysa Yanımda getirmiştim bütün geleceğimi Sahiplenecek bir yer bulamadım gönlünde Kapıda kaldı sevmelerim Ayaküstü atıştırmalık birkaç anıyla kalbinin önünden geçiştirildim

Bir nesille birlikte doğan ve günümüze dek ilgiyi hiç kaybetmeden gelen James Bond serisinin 1973 ve 1985 yılları arasında çekilen 7 filminde” James Bond” karakterini oynayan Sir Roger Moore, hayatını kaybetti. 89 yaşında hayata veda eden sanatçı bir süredir İsviçre’de kanser tedavisi görüyordu. Sanatçının ailesi Roger Moore‘un resmi twitter hesabından : ”Üzücü haberi sizinle paylaşmalıyız.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun. Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün,

Christie’s Müzayede Evi’nin “İzlenimci ve Modern Sanat Akşam Satışın ’da “La Muse Endormie-Uuyan Esin Perisi” isimli heykeli 57.4 milyon dolara satıldı. Rumen Asıllı Fransız heykeltıraş Constantin Brancusi’nin 1913’te tamamladığı eser şimdiye kadar en yüksek fiyata satılan eser oldu. 1950’li yıllardan bu yana Fransız sanatsever Jaques Ulmann’ın koleksiyonunda bulunuyordu. Romanya’nın bir

Seni senden daha iyi tanıdığımı sana söyledim değil mi Melek? Seni benden başka böyle bilen ve gören yok değil mi Melek? Gözüm ve gönlüm şahidim karamsarlığımı beyaza boyuyorsun, gözyaşlarıyla ıslanan gülümsemelerimi askısından alıp yüzüme takıyorsun, herkesin birer vedayla kuruttuğu kalbimde seni seyreden papatyalar açtırıyorsun. Ne sana giydirdiğim kostüm, ne de

Bugünüme kadar binlerce insan sevdim yüzünü veya adını bilmediğim öncesi. Bir vesileyle tanıştım hepsiyle; nerede, neden, nasılın da değilim bir vesileyle işte… Ben onlar için nereden, neden, nasıl geldim bu da önemli değil, aynı veya farklı bir vesileyle işte. Sevgiyle doldum, aşkla doldum özlem, tutku, dayanışma, güzellik gördüm. Allah daim

Kalbim göğsüme sığmıyor nedense aklım gönlüme teselli olamıyor. Kahverengi gözlerim kapandı kapanacak yüzüm bulutlanacak yine. Bahar yazın hayalini getirip sıralıyor önüme önce heyecanlı bir sesle: Mayıs çocukluğum diyor benim yaz, Haziran gençliğim, Temmuz, Ağustos olgunluğum Eylül ise yaşlılığım diyor heyecanını hüzne çeviren bir sesle. Rüzgar esiyor, gözlerimi okşuyor benim rahatla

Çürümüş çatısı, çürümüş penceresi, çürümüş duvarları, çürümüş şöminesi. Bakımsız dağ evi hayalimiz; yan yatmış çiti, izi yolu kaybolan patikası, yıkılmak üzere verendası. Böyle viran olmazdı sık sık kursaydık düşümüzü. Şimdi geceleri biz nasıl uyayacağız parlak yıldızların büyülü görüntüsü altında. Şimdi gündüzleri biz nasıl içeceğiz yeşil rengin büyülü içkisini. Şimdi ben

Gülün gizemi; onun güzelliğinin büyüsüne kapılıp, onu koklama ve ona dokunabilme şehvetinde midir? Ve o şehvete yenik düşüp, dikeninin can yakacağını bile bile, dokunduğunda güle dikeninin acısını duymakta mıdır? Yoksa gizemi gülün; onu temaşa edip, onu koklama ve ona dokunabilme şehvetini öldürebilmekte midir? Ve yok etmeler sonrası şehvetini, masumane dokunduğunda

Bu yıl Los Angeles’ta 10. Kez düzenlenen dünyanın en prestijli tasarım yarışmalarından biri olan ve 52 ülkeden 1000’den fazla eserin yer aldığı İnternationol Desing Awards (IDA) /Uluslararası tasarım ödüllerinde Türk grafik ve tasarımcısı olan Berkcan Okar üç ödüle birden layık görüldü. Bekcan Okar, tasarladığı afişlerle grafik tasarım dalı basılı afiş

Ağır gelir vedan bu küçük yüreğime Tutsan ellerimi uzağı yakın eylesen Yaslasan o yorgun başını omuzlarıma Hiç susmadan şarkımızı söylesen Söyle hadi aşk’ımızın şarkısını Her kelimesinde senin adın olsun Hadi gonca güller açsın alevden ellerinde Gidersen eğer aldığım bu son nefes olsun Vedalar ağırdır her yürek taşımaz Unutulur anılar birgün