Yalçın Karaaslan

  Sapla yokluğunu kıy şu kalbime Kavur düşlerimi âli yerinden. Sıyır da kınından savur elime Kılıçla aklımı aşk kederinden. Bu aşkın kuvveti Macar bileği Sözü Türkistan’da Uygur dileği… Benden esirgeyip hamlığı, çiği Narladın gamzende yüz cevherinden. İzini kaybettim ama içimde Yaşayan bir bahar olur göçümde De ki gençliğimde, de ki

Bir Yanımda Sen Ateş kokusuyum, kül diyârında Kızgınsa bir yanım, bir yanımda sen. Ana sıcağıyla baba yarında Süzgünse bir yanım, bir yanımda sen. Katıla katıla solanlarından Atıla atıla ölenlerinden Birinden olmazsa bir diğerinden, Üzgünse bir yanım, bir yanımda sen. Kader artığına lügatım demem Girilmez gediğe sebatım demem Siyahı sevsem de

Tabiat secd’eder karanlığına Kuşluk rüzgârıyla okşanır saçın. Gözlerinde durmak bir anlığına Gözlerin… mahşerde yakacak suçun! Anaçlık rûhu var gülücüğünde Fesleğenler toprak bilmiş tenini Nâzenîn dudaktan diyeceğinde Misvaklı âyetler sarar sesini… Pırlanta diyorlar, zerâfetin mi? Gâyenin ipliği sende örülmüş. Bakışın sırattan sirâyetin mi? Ya ondan zorluğu nerde görülmüş? Türkü aynı, sözler

Gülüşün   Kapatma ağzını âşikâr etsin Çekik gözlerine düşen şâdıyla. Niyet bozdurmaya güzel niyetsin Dedim, derûnumun tek murâdıyla:   Aya iliklenen bengi gülüşün Bir Türk’ün dünyâya dengi gülüşün Şafak doğumunun dengi gülüşün Güne uyandırır aşkın adıyla…   Gözle bak tenimi, an kadar uslan Bileyle umûdu sırtıma yaslan Aslanın sevdâsı olmazsa

Günlerin gecesi, mevsimin kışı Bir gizin nâçârı Gökçe dediler. Girdi mi getirir çocuk telâşı Akıldan içeri Gökçe dediler.   Dilleri lâl kılar kimi an olur Kimi sol yanında durur han olur Bin yıl başaklanan bir destân olur Tomris’in koçarı Gökçe dediler.   Kaş çatanda dağlar yere serilir Gül onunla yarışmaktan

Gözlerin dâvetsiz düşer geceme Yazgım mı diyorum, bilinmez diyor. Hasretliğe son ver, yazma heceme Vuslat zamânımız bilinmez diyor.   Şimşek mi tırnağın, ateş mi gözün Sönmedi bakalı yâdımda közün Umay! Ayladığın şu yosma kızın Umuttur, parayla alınmaz diyor.   Er kısmı kolayca kapılmamalı Kapıldıysa eğer kopulmamalı Sabır dergâhından sapılmamalı ”Ol!”

Ay vurmayan denizlerde Mehtâba aşk yazılır mı? Budanmamış filizlerde Meyva tomur dizilir mi?   Hasret kâğıt, gece resim Yıldızlara verdim isim Güneş bekler iken mevsim Buza kader çizilir mi?   Her ne kadar geçse zaman Aşk oduyla olur yanan Ol Yûsuf’u bilmez Kenan Deryâ göle büzülür mü?   Kitap diyor: